| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | next year zf. | gelecek yıl | ||
|
A very strict budget policy has been adopted in the drafting of next year's budget. Gelecek yılın bütçesinin hazırlanmasında çok sıkı bir bütçe politikası benimsenmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | next year zf. | ertesi yıl | ||
|
The next year I left school because I lost my mother. Ertesi yıl annemi kaybettiğim için okulu bıraktım. More Sentences |
||||
| Genel | next year zf. | önümüzdeki sene | ||
|
I'm thinking of going abroad next year. Önümüzdeki sene yurt dışına çıkmayı planlıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | next year zf. | önümüzdeki yıl | ||
|
We shall discuss the Bologna process, next year in September, at the major conference in Berlin. Bologna sürecini önümüzdeki yıl Eylül ayında Berlin'de düzenlenecek büyük konferansta ele alacağız. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | next year i. | gelecek yıl | ||
|
A very strict budget policy has been adopted in the drafting of next year's budget. Gelecek yılın bütçesinin hazırlanmasında çok sıkı bir bütçe politikası benimsenmiştir. More Sentences |
||||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | this day next year i. | gelecek yıl bugün | ||
| Genel | carried over to the next year s. | gelecek yıla devreden | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | let's all hope next year is better expr. | hepimiz bir sonraki yılın daha iyi bir yıl olmasını ümit edelim | ||
| Konuşma | why next year? expr. | neden gelecek sene? | ||
| Konuşma | why next year? expr. | niye gelecek sene? | ||
| Konuşma | why next year? expr. | neden gelecek yıl? | ||
| Konuşma | why next year? expr. | niye gelecek yıl? | ||
| Konuşma | the next year is right around the corner expr. | gelecek yıla artık bir şey kalmadı | ||
| Konuşma | I'll see you next year expr. | gelecek sene görüşürüz | ||
| Konuşma | I'll see you next year expr. | gelecek yıl görüşürüz | ||
| Konuşma | see you next year expr. | seneye görüşürüz | ||
| Konuşma | I won't live here next year expr. | gelecek yıl burada yaşamayacağım | ||